29 Kasım 2020

Günün Bilgisi

(1) Yeni Bilgi

Stephen King yazarlığını anlatıyor: Yazma Sanatı

Stephen King yazarlığını anlatıyor: Yazma Sanatı

Stephen King yazarlığını anlatıyor: Yazma Sanatı

Stephen King yazarlığını anlatıyor: Yazma Sanatı “Fobi kitapları ve filmlerine benim gibi emin bir mesafe uzaklıktan bakıyorsanız bile en az birini okumuş ya da izlemişsinizdir. Öyleyse her hâlükârda Stephen King’den bir şeylere tesadüfmüşsünüz demektir. Kariyeri süresince “Hayvan Kabirliği”, “Kujo”, “Sadist” gibi bir hayli fobi romanına imza atarak ülkemizde de hatırı sayılır bir hayran kitlesi oluşturan King’in, bunun yanında masalsı bir fantezi kitabı olan “Ejderha’nın Gözü” ve “Kara Kule” gibi yapıtları en çok alaka görenler arasındaydı. “Esirliğin Kıymeti” ve “Yeşil Yol” gibi şaheser kabul edilen sinema filmlerinin de yazarı o. Hayran olmamak, hoşlanmamak ne muhtemel. Her şartta her bir kalbin ince bir noktasına değmeyi öyle hoş muvaffak olmuş ki… Şüphesiz en büyük zaferi işte bu güzergahtaydı; Stephen King, “sinematografik roman” stilindeki çalışmalarıyla değmedik kalp vazgeçmedi…” Bu üç paragrafı, Stephen King yaşam öyküsünde giriş yazısı olarak yazmıştım. Evet, fobi temalı kitaplara azıcık mesafeliyim; ama iyi yazarların da hayranıyım. King’in nasıl yazdığını, zaferinin gizemini hep merak ettim. Bunun için en çok okumak istediğim kitabı şüphesiz ‘Yazma Sanatı’ ve hiçbir yerde bulunmayan o kitap, uzun bir aradan sonra tekerrür basılıyor… Çok aradık, çok bekledik ve erişmemize çok az kaldı. 22 Haziran’da kavuşuyoruz. Yazmaya ilgi duyan herkesin başucu kitabı olacak. En azından benim için öyle… Yeri gelmişken ilave etmek isterim. Stephen King yazarlığını anlatıyor: Yazma Sanatı Stephen King Yazma Sanatı, bir bakıma King’in otobiyografisi. Anlatmaya çocukluğundan başladığı kitapta roman yazma macerasını anlatarak alakalısına kılavuz oluyor. Kitap süresince kitaplarının ortaya çıkış süreçlerini, yaşamının dönüm noktalarını, konutluluğunu, çocuklarını, ailesini ve tüm bunların çevresinde bir yazarın nasıl şekillendiğini aktarıyor. Bu, onunla el ele yürümek gibi. Kitapta kendi macerasını şöyle belirliyor: Hırsın, tutkunun, uğrun ve azıcık da becerinin rol aldığı dağınık bir sihrime süreci…” Ve şimdi ‘Yazma Sanatı’ bizimle yeni tercümesiyle buluşuyor. King, acı tatlı hatıralarını espriden de kopmadan içten bir dille paylaşıyor. Bu kitap, King’in yalnızca yazdıklarının değil yaşadıklarının da tecrübesini kapsıyor. İşte tüm bunlardan neden o, bir başucu kitabı adayı. Ve okuyana cesaret aşılayacak… King’in anlatımından minik bir pasaj aktarmak istiyorum: “Yazmanın emeli para kazanmak, şanlı olmak, sevgili bulmak, sevişmek ya da dost edinmek değildir. Sonuçta emel, yapıtınızı okuyacak insanların yaşamlarını ve kendi yaşamınızı zenginleştirmektir. Emel; uyanmak, iyileşmek ve başa çıkmaktır. Mutlu olmaktır, tamam mı? Mutlu olmak. Bu kitabın bir kısmı, belki büyük bir kısmı, benim yazmayı nasıl bildiğimle alakalı. Çoğu, sizin nasıl daha iyi yazabileceğinizle alakalı. Geri kalanı ve belki en iyi kısmı da bir izin kâğıdı gibi: Yapabilirsiniz, yapmalısınız ve başlayacak kadar yiğitseniz yapacaksınız. Yazmak bir büyü, her yaratıcı sanat dalı kadar ab-ı yaşam. Su parasız. İçsenize.” Stephen King yazarlığını anlatıyor: Yazma Sanatı Yazma Sanatı Stephen King Çev.: Gökçe Yavaş Altın Kitaplar S.: 256 Kitabı satın almak için tıklayınız: kitapyurdu * Damla Karakuş [email protected] Instagram: biyografivekitap